Neden Gastrolink?
- 13 May
- 3 dakikada okunur
Yaklaşık bir yıl önce, tam da bu zamanlarda, kariyerimde yeni bir sayfa açmaya karar vererek kendi şirketimi kurdum. Aslında yaptığım işin tam bir meslek karşılığı yok. Ben kendime kısaca “AVM’ciyim” diyorum. Birlikte çalıştığımız ekiplerle projeler daha inşaat aşamasına bile gelmeden sürece dahil olur; orada hayat başladığında insanların nasıl yaşayacağını, neler yapmak isteyeceğini, nasıl deneyimler arayacağını düşünürüz. Ardından bütün bu öngörüleri doğru bir konseptle birleştirip projelerin hayata geçmesini sağlarız.

Özellikle son yıllarda içinde yer aldığım Terminal Kadıköy, Galataport İstanbul ve Zorlu Center gibi projeler, Türkiye’de yeme içme sektörünün de en çok tercih ettiği yaşam alanlarından bazıları haline geldi. Bu süreç bana yalnızca başarılı projelerin bir parçası olma fırsatı sunmadı; aynı zamanda gastronomi dünyasının farklı katmanlarından insanlarla güçlü bağlar kurmamı sağladı. Marka sahiplerinden bayi adaylarına, mimarlardan ajanslara, satın alma ve tedarik zincirindeki profesyonellere kadar sektörün çok farklı alanlarından insanlarla tanıştım.
İş hayatına ilk adımımı TAB Gıda’da atmış olmam da aslında bu ekosistemin ne kadar büyük olduğunu çok erken fark etmemi sağladı. Yıllar içinde dönüp baktığımda, gastronomi dünyasının içinde birbirine bir şekilde temas eden yüzlerce insan tanıdığımı gördüm. Ama aynı zamanda başka bir şeyi daha fark ettim: Herkes birilerine ulaşmaya çalışıyor, fakat çoğu zaman doğru insanlarla doğru şekilde bir araya gelemiyordu.
Beni tanıyanlar bilir... Bir yerde etkinlik yapılacaksa, insanlar bir araya gelecekse, o işin içinde mutlaka ben olurum. İnsanları bir araya getirmeyi, yeni bağlar kurmalarını sağlamayı ve aynı heyecan etrafında buluşturmayı her zaman çok sevdim. Sanırım Gastrolink fikri de tam olarak burada doğdu.
Kendi kendime şu soruyu sormaya başladım:
-“Acaba gastronominin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan bir platform olsa nasıl olurdu?”
Bugün sosyal medya platformlarında binlerce insan birbirini ekliyor ama aslında kimse kimseyi gerçekten tanımıyor. Oysa insanları aynı topluluğun içinde bir araya getirsek, birbirleriyle konuşmalarını sağlasak, tanıştırsak, ortak projeler üretmelerine alan açsak... Hatta bunu yaparken yapay zekâ desteğiyle iş birliklerini güçlendirecek yeni fikirler geliştirebilsek... Tüm bunların yanına etkinlikleri, özel serileri, röportajları ve ilham veren içerikleri de eklesek...
İşte Gastrolink tam olarak bu hayalin sonucunda ortaya çıktı.
Bu fikri ilk paylaştığım isimlerden biri olan İrem Yücel Kaymak, aynı zamanda Gastrolink’in isim annesi oldu.
Arven İnsan Kaynakları’nın kurucusu Burcu Doğru ise yolun en başında bana partner olarak eşlik etti. İlk kurgu sürecinde büyük emek verdi, Gastrolink’in şekillenmesinde çok önemli bir rol oynadı. Sonrasında kendi markası Arven’i büyütmek için Gastrolink’i bize emanet etti ama desteğini ve inancını hiçbir zaman eksik etmedi.
Manya Yönetim ve Danışmanlık’ın kurucu ortağı, aynı zamanda eşim olan Volkan Altmışdört ise ilk günden itibaren bu fikre yürekten inandı. Sürecin ilerlemesi, fikirlerin gelişmesi ve tüm hazırlıkların hayata geçmesi için bana her zaman destek oldu, olmaya da devam ediyor.
Başlangıçta yalnızca tasarım desteği almak için bir araya geldiğimiz Foxmark ekibi Serkan Duman ve Ozan Uzel ise bugün artık Gastrolink’in kurucu partnerlerinden. Markanın tüm iletişim ve pazarlama süreçlerinde birlikte düşünüyor, birlikte üretiyor ve birlikte yol alıyoruz.
Ekibe en son katılan ama enerjisiyle sanki en başından beri bizimleymiş gibi hissettiren İrem Özerden’in içeriklere yaptığı dokunuşlarla da Gastrolink’in sesi daha güçlü bir hale geldi.
Bir yıldır farklı projelerde, farklı içeriklerde ve farklı paydaşlarla birçok iş birliği gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte yanımızda olan, destek veren herkese gönülden teşekkür ediyorum. Özellikle aklımıza gelen her etkinlik fikrinde büyük bir heyecanla bizim için sayfalarca içerik üreten Burcu Ülker’e ayrıca teşekkür etmek isterim.
Aslında hâlâ yolun çok başındayız. Şimdilik Gastrolink belki tek sayfaya sığabilecek kadar kısa bir hikâye gibi görünüyor olabilir. Ama önümüzde kurulacak çok bağ, tanışılacak çok insan, üretilecek çok proje ve yazılacak daha onlarca hikâye var.
Gastrolink’i; gastronomiye ilgi duyan, üretmek isteyen, paylaşmayı seven ve bu sektörün bir parçası olduğunu hisseden herkesin kendine ait bir yer bulabileceği bir platform olarak hayal ediyoruz.
Yolumuzun bir noktasında sizinle de karşılaşmak dileğiyle...
Sevgiler,
Özge Akgül Altmışdört



Yorumlar